ÖĞRETMENLER GÜNÜM
Meslek hayatıma başladığım ilk yıldı, yeni mezun olmuş, özel nedenlerle Eylül ayında göreve başlayabilmiştim. Ankara’ya 780 km uzaklıkta bir dağ köyü. 22 yaşındayım 4. 5. sınıf bir arada 55 öğrenci, okulda danışacağım tecrübeli bir öğretmen yok iki yeni mezun hayat benim için zor olacaktı. İklim farklı insanlar Anadolu insanından farklı, yemekleri farklı konuşmaları farklı.
Köye gittiğimde köy bomboştu sonradan öğrendim ki herkes yayladaymış ancak Ekim sonunda çocuklar okula gelirmiş.Yavaş yavaş alışmaya başladım idealistim her şeyi biliyor biran önce öğretmek için can atıyordum.
Çocuklar yavaş yavaş köye dönmeye, okula gelmeye başladılar. Kasım ayında ancak bütün öğrenciler toplandı. Hayat farklı olmaya başladı benim için çocuklar bilgiye o kadar açlar ki kadrolu öğretmenleri olmamış gelen dayanamamış gitmiş her şeyi soruyorlar beni can kulağıyla dinliyorlardı.
Öğretmenler günü gelmişti meslek hayatımda ilk öğretmenler günüm, acaba hatırlayan biri olacak mıydı?
24 Kasım sabahı güzelce giyindim okula indim, her şey normaldi Andımızı okuduk çocuklar sınıflarına geçtiler. Hiç kimse bir şey demiyor olağan davranıyordu. Sınıfın kapısına geldim bir farklılık vardı 55 öğrenci iki sınıf bir arada ama hiç ses çıkmıyordu. Normal günlerde sesleri dışarıdan duyulurdu. Kapıdan girdim hepsi düzgün şekilde ayağa kalktılar “Günaydın Çocuklar “dedim gayet gür bir sesle “Sağol” dediler, oturun dedim masama gittim.Yine hiç ses yok oturdum yoklama defterini açtım, Canan diye hizmetlimizin kızı vardı o ayağa kalktı hayatımda ilk defa duyduğum öğretmenim diye bir şarkı söyledi. Canan’ın sesi güzeldi müzik derslerinde bize türküler söylerdi. Sınıf pür dikkat onu dinliyor, şarkı bitti yerine oturdu. Sonra çocuklar sırayla kalkıp elimi öpüp öğretmenler günümü kutladılar. Bana selpak mendil tütün kolonyası hediye ettiler. Hayatımda aldığım en değerli hediye onlardı. O güne kadar hiç kimse benim elimi öpmemişti, çocukların çoğuyla aramda 9-10 yaş vardı. Onların gözünde ben kocaman bir insandım. Çünkü ben bir öğretmendim. O gün akşama kadar ayaklarım yerden kesildi bir anda farklı bir insan olmuştum. Çocukların gözlerindeki o sevgiyi görmüştüm. Beni farklı seviyorlardı anne baba kardeş arkadaş gibi karşılıksız masum bunu bakışlarından hissetmiştim.Ya ben onları, o an köye gelirken ki düşüncelerim geldi aklıma 2 ayda yaşadıklarımı düşündüm ailemden uzak oluşum özlemlerime değmiş miydi? EVET değmişti. O saf temiz bakışlar için her zorluğa katlanılırdı. Ben onlar için buradaydım. İnsan kanından canından olmayan birini böyle sevebilir miydi. Biz birbirimizi sevmiştik.
Ben o köyde 9 yıl kaldım hayatında hiç köy görmemiş biri olarak 9 yıl köy hayatı yaşadım. Çok mutlu oldum çok güzel çocuklar yetiştirdim. İşte her öğretmenler gününde benim aklıma hep bu anı gelir gözlerim dolar sanki o günü yaşıyormuşum gibi heyecanla anar, sevginin insanı yaşattığına inanırım.
Öğretmenevi ve ASO Müdürü